Ülkemizde çağdaş planlama yaklaşımıyla, büyük çaplı başlatılan imar sürecini sizler için derledik.
Plansız Yapılaşmayı Yenileme
Ülkemizde hemen her kentte karşımıza çıkan gecekondu bölgeleri ile afet riski altındaki bölgelerde yaşayan vatandaşlarımıza güvenli ve yaşanabilir koşullar sunmaya yönelik projeler için kaynak aktarmaya devam eden firmalar, bu alandaki faaliyetlerini geliştirerek hızlı kentleşmeye ve bunun olumsuz etkilerine maruz kalan kentlerde yaşam standartlarını iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Buna göre, ülkemizde çağdaş planlama yaklaşımıyla, büyük çaplı bir yeniden imar süreci başlatılmış, eldeki tüm kaynaklar, kent planlamasına ve standartların altında kalan, plansız yapılaşmayı yenileme çalışmalarına yönlendirilmiştir.
Kentsel Dönüşüm Proje Süreçleri
Kent kompleks bir görüntüdür ve dönüşüm kentin belirli bir parçasında yapılan bir müdahale olmasına karşın kent bütününün sosyal ve ekonomik geleceği üzerine ve buna bağlı olarak da kentin bütün geleneklerine etki etmektedir. Bu nedenle, kentsel dönüşüm proje süreçleri; mimarlar, şehirciler, peyzaj mimarları, mühendisler, sosyologlar ve ekonomistler gibi farklı disiplinlerden bir araya gelen meslek insanlarının birlikte çalışmasını gerektirmektedir.
Deprem Faktörü
Türkiye’de ise kentsel alanların “kentsel dönüşüm” başlığı altında yeniden yapılanmasına yönelik yoğun çabalar Batı ülkelerindeki örneklerden farklı dinamikler içinde ortaya çıkmış ve yeni bir söylem oluşturmaya başlamıştır. Konu, 1999 Marmara depreminin ardından gündeme gelmiş ve özellikle yasadışı gelişmiş ve/veya ıslah planları ile daha da sağlıksız hale gelmiş düşük kaliteli kentsel alanlar tartışmanın merkezinde yer almaya başlamıştır. Bu tartışma çok geçmeden tarihî merkezleri de kapsamaya başlamış, deprem faktörü tarihî yapı stokunun “yenilenmesine” de bir gerekçe olarak gösterilmeye başlanmıştır. Böylece, hem tarihî kentsel doku hem de bu dokunun yakın çevresindeki alanlar büyük bir “yıkarak yenileme” tehdidi altına girmiştir.
